Hayat Bu Dostum!

Çok severek okuduğum kitapların sayfalarına begonya çiceği ya da gül kurusu koyardım. Aslında ne bi görkemi ne bi büyüsü vardı ama bunu hep yapardım. Hâlâ durur o cicekler çürümüş kurumuş vaziyette. Az önce eski çocukluk kitaplarıma bakayım dedim. Bilirsindir belki canım sıkıldımça kitaplarıma dizayn yapıyorum. Onlardan da üst rafa koyayım biraz geçmişten gelen kitaplarımda gözüksün dedim. Arkalarını okudum, evirdim çevirdinm içlerine baktım.. zaten bi çoğunda begonya çiçeği vardı. Ama yalnız biri hariç. Birinde saçlarım vardı. Böyle saçlarımı yolmuş koymuşum kitabımın arasına. Çok zaman geçtiğinden unutmuşum. Ama kitabı aldığımda yeniden o günün acısını hissettim, saçlarımı neden yolduğumu hatırladım o günü yeniden yaşar gibi oldum ama bi farkla. O yaşımda bana saçlarımı yolduran şey dünyanın en zor olayı gibi gözükmüştü.sondu. herşey bitmiş gibiydi. Ama bugün o zamanı hatırladığımda dünyanın en zor olayı değil.. ilk yenilgim, belki ilk kahroluşum ama son olmadı.olamazdı. Peşinden çok daha zor şeyler geçirdim ama o zamanlar küçüktüm ve o şuan önemsiz saydığım olay bana saçlarımı yoldurmuştu. Bence hayatın özeti bu, hayatımızın her evresinde farklı olaylar için canımız yanıyor ve hepsi bir öncekinden daha çok can yakarken bir sonrakinden ise kat kat hafif oluyor. Bence yaşamak, insan olmak bu. Dünya böyle bir yer. Seni sen yapan acıların. Üzülme dostum, daha çok acı çekeceksin ve bugünlerde kaybettigin şeyler gün gelecek senin icin sadece buruk bi anı olarak kalacak.